Dörtlü koltuklarda boş koltuğa giden yolun sıkıntısı…

tv2Tramvaylarla pek haşır neşir olduğum için birhayli tanır oldum tramvayı… Tramvayı tanır olmak ne demek diye sorarsanız eğer cevabım şu; tramvay dediğin öyle hafife alınır bir mevzu değil, eğer her gün tramvay kullanan biriyseniz ve az biraz da gözlem yapmaya meylederiniz varsa öğreneceğiniz ve hakkında tanıyacağınız çok şey var… Bunlar birçok başlıkta ele alınabilir; ilki aynı saatlerin insanları, ikincisi “gergin mode on”, üçüncüsü çılgın teyzenin hışmı filan gibi devam eden birçok başlık var. Bu başlıklara çok detaylı girmicem ama hafife alınmaması gereken ve nasıl bir mevzu olduğundan ilk başlığı açıklayarak bahsedeyim;

Her gün benzer saatlerde aynı duraktan tramvaya binen insanlar , farklı saatlerin insanları ve yeniler mesela… her gün tramvaya benzer saatte binen insanlar birbirlerini tanımasalar bile bir yüz aşinalığı vardır, bu yüz aşinalığınızın olduğu insanlarla selamlaşmazsınız bile ama her gün aynı saatte aynı yerde olmak gibi bir ortak yan oluşmuştur. Bu ortak yandan mütevellit bir durakta aynı saatin insanları, farklı saatlerin insanları ve yeniler arasında bir ilişki oluşur, zaten aynı saatin insanlarının kendilerini tanımlamaları o tanım ve o tanımın dışında kalanlar şeklinde bir ayrımın müjdecisi olmuştur. Birbirlerine yer vermek olsun, kapının önüne geçmelerine izin vermek olsun, oturuyorsak eğer çantasını tutma teklifi olsun aynı saatin insanları dayanışma gösterirler. Diğerleri hep yeniler ve farklı saatlerin insanları olarak klasik bir şehiriçi yolculuğu yaparlar. Bununla ilgili bitakım hikayelerim var ama sonra…

Bunun gibi aslında tramvayı tanımaya dair ne kadar başlık varsa o kadar çok da detayı var.

Neysem… anlatmak istediğim esas konu aslında bugünlerde bu başlık gibi bir başlık üzerine düşündüklerim. Şimdik tramvayda karşılıklı dört kişilik koltuklar var ya bazen o koltuklardan üçü dolu olur ve boş olan dördüncü pencere kenarındadır. Şimdi bu duruma dair gözlemim ise şu, o kadar yoğun bir çabayla başka(!) insanlara zahmet vermemeye çalışıyoruz ki o dördüncü koltuğa oturmaya çalışmak çok zor bir iş oluyor ve yapmıyoruz.

tv2Eğer tramvayda ayakta olan insan sayısı çok fazla değilse insanlar o koltuğa oturmamayı tercih ediyorlar. Ancak ayaktaki insan sayısı da çok ise tramvayın biraz daha boşalması için oturmak zorunda olunduğundan oturulur. En kötü durumlardan biri de oturmak zorunda isen ve oturduktan iki durak sonra ineceksen… offff verdiğin zahmet artık kiloyla ölçülemez hale gelir.

Zahmet vermek olarak gördüğümüz şey ise zaten gayet alakasız bir düşünce. Boş bir koltuk var ve oraya oturabilir herkes, en doğal şeylerden biri bu, o kişinin oraya oturması için farklı hareketler yapması gerekenler olabilir ama bu o hareket edenlere öyle yaptıkları için minnet duyacağız veya zahmet vermiş olmanın vicdanını yaşayacağız diye birşey yok. Kaldı ki dörtlü koltuklarda boş koltuğun yanında oturan insanın bir yana kayması da bir çözüm bu duruma…

Neyse genel olarak bu eğilimimizin hayata da yansıdığını düşünüyorum. Hakkımız olan birşeyden vaz geçip zahmet vermemeye çalışmak olarak, devlete zahmet vermeyeyim zaten minnet de duyuyorumun oluşturduğu eylemsizlik gibi şeyler olarak yansıyor… Var elbet birçok daha çıkarımı… Bunlardan birkaçı da böyle…

Bi bakayım dedim işte öyle…

Not: Fotoğraflar yanıltmasın bizim tramvay o kadar şekil değil, içimiz açılsın diye koydum onları ,)

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Blog at WordPress.com.

Up ↑

%d bloggers like this: