Çift kaşarlı tost…

Havalıdır çift kaşarlı tost. Tost dediğin zaman sade mi diye sorarlar, sade tost kaşarlıdır ama çift kaşarlının başka bir adı yoktur…

“Çift kaşarlı bi tost alabilir miyim?” diye sordum büfeciye, büfeci yanındaki adama kafasını çevirmeden ama bakışlarını benden de alarak “Bi çift kaşarlı yap!” dedi çok sıradan bi şekilde… çift kaşarlı tost sıradan değildir! çift kaşarlıdır o! öylece söyleyemezsin demek istedim ve sonra bazı işleri yapan insanların bu tavırlarının ortaklığı geldi aklıma… Örneğin berber, bi taraftan senle konuşup makası temizlerken, diğer taraftan da dışarı doğru bakar birşey kaybolmuş da onu ararmış ya da mahalle ondan sorulurmuşcasına, gerçekten de ondan sorulur mahalle, her haltı bilir ne oluyosa… neyse o da işini yaparken bi sallamaz tavırlarla yapar. Bu aklıma geldiği için çift kaşarlı tostun söyleniş tarzına kafamda ilişmedim çok geçtim hemen… ucuz da çift kaşarlı tost, yani hem havalı hem ulaşılabilir!

Neyse aldım tostumu bir ısırık aldım ve birden etrafına sarılı olan kağıda doğru sarkmış olan kaşar kitlesini gördüm. Aha! hamburger yerken ketçabı mayonezi dışarı taşmasın ortalığa dökülmesin özenini buraya da göstermek lazım ki çift kaşarlı tostu çift kaşarlı tost yapan özelliğini yitirmeyelim, yani fazla kaşar heba olmasın!!!

Ellerinde poşet fazlalığı olan insanların otobüste akbil basarken ya da cüzdanından para çıkartırkenki bir telaşı vardır ya, acaba bişey düşürecek miyim heyecanı ile hızlı olmalıyım çünkü bekleyenler var çabası arasında bi şapşal, şaşkın durum olur da kimse beni böyle görmesin istersin! hah işte tam öyleyim çift kaşarlı tostumu elimde kavramaya çalışırken çünkü bir elimde cüzdan var hala… tam o sırada kafayı hafif kaldırdım ve birden onu gördüm! en onu görmek istemediğim şaşkın şapşal zamanımda… o kim diye sormayın ben de bilmiyorum.

Kolunun altına bir gazete almış, aynı kolunun elinde bir starbucks kahvesi diğer elinde de küçük bir çanta. Bütün elleri dolu olmasına rağmen şaşkın şapşal durumda değil kadın! benden bi level üstte yani duruşu ve eşyalarını taşımasıyla… 1-0 durum…

Hay lanet olsun dedim ve eminönü iskelesine doğru yürüdüm. Baktım vapur saat 14.00’da… hemen o yazının ardından o anki saat göründü 13.57… 3 dakika var… koşmam lazım derken akbile davranmak için elimi cebime attım cüzdan düştü… 2-0…

Cüzdanı aldım koştum aceleyle ama hala şaşkın şapşal moddayım hafif bir koşu yapıp yetiştim turnikeye, akbili bastım ve turnikeye girdim ki GÜMP! turnnikeye çarptım… akbili basmanla turnikenin dönebilir hale gelmesi arasındaki birkaç saniye içerisinde turnikeye abandığım için gümp diye kaldım tabi… 3-0…

Aynı duruma düşen her insan gibi “cık cık cık” yaptım turnikeyi suçlarcasına, turnike suçlu olacak ki karizma dağılmasın. (Buarada bunun da küçüklüğümüzden gelen birşey olduğunu düşünüyorum; masaya çarpıosun masa suçlu, yere düşüosun yeri dövüyoruz suçlu diye… e tabi böyle büyüdüğümüz için de turnike suçlu geçemediğimiz zaman… neyse bu başka bimevzu). Cık cıklayıp geçtikten sonra tekrar bir hafif koşuyla kapıdan geçtim artık vapura binmeme çok az kalmıştı ki hafif adımlarla devam edeyim dedim karizmayı kurtarabilliriz hala diye, kadın hala önümde zira… o sırada da önümdeki iskeleye takıldım ve sendeledim mi!!! 4-0…

Tamam yaf dedim olmaz artık benden bi halt… efendice çıktım yukarı yarısı kalmış çift kaşarlı tostumla. Havada soğuk içerde oturcam ama son dakikada geldiğim için yer kalmamış. Hah aq! tam yeri ve zamanı diye düşündüm, böyle otobüse filan bindiğinizde yer yoksa eğer otobüsteki kalabalık oraya ait değilmişsin gibi bakar ya işte benzer bakışlar benim üzerimde de var o an!!! 5-0…

Geçtim tek kişilik bikaç yer vardı birine oturdum. Oturdum ama üstümde kalın kalın kıyafetler mont çanta bere eldiven hööööööööö… onları çıkart bi taraftan da çift kaşarlı tostuna sahip çıkmaya çalış filan derken o sırada ses geldi “çay 50 kuruş sıcak çay isteyen!”… hah dedim bi de çay aliim çift kaşarlı tost dediğin havalı bişey yanında içecek lazım… çaycı abiye bi el ettikten sonra acele yerleşmeye çalıştım ki çayı aldığım zaman cebimden para çıkartırken yine şaşkın şapşal duruma düşmeyeyim… akbil düştü yere bu sefer de… 6-0…

Akbili aldım cüzdandan 1 tl çıkardım derken (tabi bu esnada çaycı abi de acele ediyor çok genel bir çaycı abi tavrı olarak… “bi çift kaşarlı tost yap” diyen büfeci abi gibi aynı) kafayı biara karşıya doğru kaldırdım ki kadın orda… kucağında çantası, bir elinde kahvesi diğer elinde de açılmış ve katlanmış gazetesi… katlanmış gazeteyi görünce elimdeki çift kaşarlı tosta baktım çaya baktım yerdeki çantama baktım ve aklımdan skoru düşündüm tekrar… 7-0…

Gol atmak için bir mucize bekliyorum! vapur eminönü’ne yanaştı, kadın ayağa kalktı dışarı çıkmak isteyen çılgın kalabalığa doğru yürüyordu biara çift kaşarlı tostumun elimde kalan kağıdını çöpe atarken gözden kaçırdım, bidaha da göremedim o kadını…

Vapurdan dışarı çıktığımda çocuğun bi tanesi annesinin elinden tutmuş bana bakıyordu, gülümsedi çocuk… o gülümseme bana birşeyi anlattı… “oooo bu kadın gibi çok var, ama benim gibi şaşkın şapşal bir tane… (şaşkın şapşal çok da ben bir taneyim tabi burda)… kafamda 7-7 yaptım skoru… gülümseyerek devam ettim yola…

Çift kaşarlı tost havalıdır, önemlidir…

Dipnot: öğlen 14.00’de çift kaşarlı tost yenir mi? demeyin… yenir…

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Create a free website or blog at WordPress.com.

Up ↑

%d bloggers like this: